Türkiye Avrupa ya Güç Verecek
Türkiye, stratejik coğrafi konumu, modernliği, demokrasisi ve ekonomisiyle bölgesel bir güç ve küresel politikanın önemli taşlarından biridir. Belçika’nın La Libre Belgique adlı siyasi gazetesinin haberidir.Son yıllarda yüzde 9’luk büyüme hızıyla Türkiye, ekonomik rötarını büyük bir hızla telafi ediyor ancak bir gün AB’ye girebilme umutlarını yitiriyor. İslam korkusu ve bu kadar büyük bir ülkenin üyeliği ile AB’nin ciddiyetini kaybetmesini görmek istemeyen Avrupalı federalistlerin korkularıyla Fransa ve Almanya diğer bazı ülkelerin desteği ile bu süreci frenliyor. Avrupa Komisyonu çarşamba günü üyelik vadedilen ülkeler konusundaki karneyi açıklayacak. Bunlar arasında Türkiye de var. “La Libre Belgique” gazetesi Türkiye’nin Avrupa Birliği Bakanı Egemen Bağış’ın görüşlerini sordu. SORU: Avrupa Birliği’ne üyelik hâlâ Türk dış politikasının önceliklerinden biri mi? BAĞIŞ: Türkiye, stratejik coğrafi konumu, modernliği, demokrasisi ve ekonomisiyle bölgesel bir güç ve küresel politikanın önemli taşlarından biridir. Gündemimizde birçok konu olsa bile AB’ye üyelik hâlâ bizim başlıca hedeflerimizden biridir. Türkiye, Avrupa’nın bütünleşme sürecinde bir istisna oluşturuyor. Derinden bölgesel bütünleşme ve küresel bir aktör düzeyine yükselmeyle Türkiye, çok kültürlü ve kozmopolit bir model olması için Avrupa’ya yardım edebilir. Oysa geliştiğimiz, daha demokratik olduğumuz bir sırada, AB üyeliği perspektifi ile ilgilenen Türklerin sayısı giderek artıyor. AB’nin Türkiye’ye uyguladığı çifte standardın olumsuz etkisi oluyor. Türklerin yüzde 92’si AB’nin üyelik konusunda çifte standart uyguladığını düşünüyor. Her şeye rağmen hükûmetim tümüyle kendini bu sürece vermiş durumda. Aynı kararlılığı Avrupalı dostlarımızdan da bekliyoruz. SORU: AB içindeki mali krizi nasıl görüyorsunuz? BAĞIŞ: Üye ülkelerin ekonomik performansları, İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana en ciddi krizlerden birinin yaşandığını gösteriyor ve Avrupalı liderler yeni önlemler almazlarsa yeni kurtarma operasyonları olacak. Rekabet alanında AB; ABD, Çin, Japonya ve diğerlerinin arkasında kalmış durumda. Küresel sermaye içindeki payı giderek azalıyor. Bu derin krizin yanında iş piyasası ve sosyal güvenlik sistemi komada bulunuyor. Avrupa yeni iş imkânları yaratamaz, iş gücüne ihtiyacı var ama nüfusu genç değil. Son on yıl içinde Avrupa dış ilişkilerde etkin bir aktör olmak için çok yavaş ilerledi. Bu durumda ekonomik canlanma zaman alacak ve düşünüldüğünden daha zor olacak. Bu süre içinde Türkiye Avrupa’nın “Güçlü Adamı” oldu. Kıtanın altıncı, dünyanın 16.ı büyük ekonomisine sahibiz. Bizim üyeliğimiz Avrupa’ya güç ve çok ihtiyaç duyduğu aktif ve geniş bir ekonomi verecektir. SORU: Avrupa Komisyonu genişleme raporunu açıklıyor. Raporda Türkiye’nin son on yılda kaydettiği “büyük ilerleme” vurgulanıyor. Ancak Ergenekon davasını izleyen araştırmacı gazeteciliğin üzerindeki tehdide dikkat çekiliyor. Bu konudaki görüşünüz? BAĞIŞ: Biz AKP olarak diğer özgürlükler gibi basın özgürlüğüne de çok önem veriyoruz. Basının hür olmadığı bir ülkede demokrasi olmaz. Ancak gazeteci olmak, suç işleme hakkı vermez. Soruşturma sürüyor. Bu gazetecilerin tutuklanmasını isteyen savcı ve bu talebi kabul eden hâkim bağımsızdır. Bunun dışında hiçbir gazeteci, gazeteci olduğu için cezaevinde bulunmuyor. SORU: Önümüzdeki aylarda AB’den ne bekliyorsunuz? BAĞIŞ: Müzakereler bazı üye ülkeler tarafından karartıldı. Üyelik müzakerelerinde 22 başlıktan 18’i, Türkiye’nin kaydettiği ilerlemeye rağmen siyasi nedenlerle tıkandı. Şimdiye kadar hiçbir üyelik müzakeresi, sadece teknik olmakla kalmasa da bunların hiçbiri bu derece siyasi olmadı. Kıbrıs konusu en büyük engel gibi gözüküyor. İşin komik tarafı, Kıbrıslı Rumların 2004 yılında AB’ye üye olmaları için Kıbrıs sorununun çözümü bir ön şart teşkil etmedi ama Türkiye için bu bir şart oluşturuyor. Tüm bunlar coşkumuzu ve üyelik sürecine güvenimizi olumsuz yönde etkiliyor. Eşitlik ve samimiyet bekliyoruz. BYEGM’den alıntı yapılmıştır…Kaynak: La Libre Belgique

