Author Archive
Umutsuz Ev Kadınları Ortadoğu Yolunda
Walt Disney, Umutsuz Ev Kadınları’nın Türkiye versiyonunu bölge ülkelerine pazarlamayı düşünüyor.Daha çok ailelere ve çocuklara yönelik televizyon-sinema yapımları ve temalı parklarıyla tanınan dünyanın önde gelen içerik sağlayacı şirketlerinden olan Walt Disney, Türkiye’de ücretli dijital platformda yer alan üç kanalından Disney Channel’i 12 Ocak’tan itibaren ücretsiz olarak Türksat uydusundan yayınlayacak.Walt Disney, böylelikle çanak anten sahibi yaklaşık 18 milyon haneye ulaşacak. Şirket 11 milyon hanede izlenmeyi hedefliyor. Walt Disney Başkan Yardımcısı Giorgio Stock, "Dijital platformdan yaptığımız yayınlar büyük ilgi gördü. Bu nedenle bir sonraki aşamaya geçmeye karar verdik. Türkiye’deki hanelerden yüzde 60′ına ulaşacağız" dedi.Habertürk’ün haberine göre; Türk dizilerinin başta Ortadoğu olmak üzere yurtdışından talep gördüğünün farkında olduklarını anlatan Stock, son günlerin yoğun ilgi gören dizisi Umutsuz Ev Kadınları’nın orijinalinin kendi yapımları olduğuna dikkat çekti. Stock, "Dizinin reytinglerini ve seyircilerden gördüğü ilgiyi sürekli izliyoruz. Çok başarılı bir adaptasyon oldu. Dizi Türkiye dışı pazarların da ilgisini çekmiş durumda. Bazı talepler geldi. Dizinin Türkiye dışına pazarlanmasını düşünüyoruz" şeklinde konuştu.DİSNEY STORE AÇILACAKBaşta çizgi filmlerinkiler olmak üzere yapımlarının oyuncakları lisanslı şirketler tarafından üretilen Walt Disney ürünleri Türkiye’de satılıyor. Ancak birçok ülkede olduğu gibi Türkiye’de Disney Store’lar bulunumuyor. Bunların açılıp açılmayacağı sorusuna Stock, "Üzerinde çalışılıyor" yanıtı verdi. Stock’a eşlik eden Walt Disney Türkiye, Yunanistan ve Güney Kıbrıs Bölge Müdürü Sinan Ceylan ise "Yüzlerce lisanslı üretici tarafından üretilen ve satılan Disney ürünleri Türkiye’de de büyük ilgi görüyor. Bu yüzden Disney Store açma planlarımız var" dedi. Stock ise Walt Disney’in Türkiye’ye daha fazla yatırım yapması için karakterlerinin bilinirliliğinin daha fazla artması gerektiğini kaydetti. Yarattığı karakterler ve bunları canlandıranların dünya yıldızı olduğunu belirterek Türkiye’de de bir yapım düşünüp düşünmediklerini sorduğumuz Stock, "Şu an fazla bir detay verecek durumda değilim. Ancak Disney Channel’da yayınlanmak üzere bir Türk yönetmen tarafından çekilecek ve Türk oyuncuların oynayacağı sit-com projesi yapmak istiyoruz. Halen hazırlık aşamasındayız" diye konuştu.YERLİ SIT-COM ÇEKECEĞİZYarattığı karakterler ve bunları canlandıranların dünya yıldızı olduğunu belirterek Türkiye’de de bir yapım düşünüp düşünmediklerini sorduğumuz Stock, "Şu an fazla bir detay verecek durumda değilim. Ancak Djisney Channel’da yayınlanmak üzere bir Türk yönetmen tarafından çekilecek ve Türk oyuncuların oynayacağı sit-com projesi yapmak istiyoruz. Halen hazırlık aşamasındayız" diye konuştu.MİKİ FARELİ NAZAR BONCUĞU DAĞITACAKDisney Channel’ın Türksat üzerinden yayına geçmesiyle birlikte izleyecilerine yönelik tanıtım kampanyası yapacaklarını söyleyen Stock, "Bazı yapımlarımızın yıldızlarını Türkiye’ye getireceğiz. Ayrıca yerli yıldızlarla da tanıtımlarımız olacak" dedi. Kanalın Miki Fare’yi andıran logosuna yönelik bir faaliyetleri olacağını da belirten Stock, "Yerelleşmeye verdiğimiz önem çerçevesinde, pazarlama aktivitelerimizin içerisinde simit ve nazar boncuğunun kanal logomuza benzer uyarlamalarını değerlendiriyoruz" şeklinde konuştu. Miki Fare’li simit ve nazar boncuğu dağıtacak
Deprem Korkusuyla Nasıl Baş Edilir?
Bakırköy Prof. Dr. Mazhar Osman Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları E.A. Hastanesi (BRSHH) Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. K. Fatih Yavuz, depremin de diğer doğal afetler gibi hepimizde yoğun olumsuz duygulara yol açabileceğini söyledi.Maalesef her durumda olabildiği gibi deprem ile ilgili de gerekli olan derecenin üzerinde abartılı korku yaşayanlarında bulunduğunu belirten Yavuz, deprem fobisi ile ilgili şu bilgileri verdi: Diğer fobiler daha çok bireyin kendisinin tehlikeyle karşı karşıya bulunduğu bir durum ile ilgilidir. Deprem gibi doğal afetlerle ilgili fobilerde ise korkulan durum kişinin ailesini, yakınlarını, çevresini hatta toplumu da içerisine alan çok daha kapsamlı ve dehşet verici bir özelliğe sahiptir.Travma sonrası stres bozukluğuDeprem korkusu, kişilerde basit fobi olarak ortaya çıkabileceği gibi "travma sonrası stres bozukluğu" olarak da ortaya çıkabilir.Gerçekleşen bir deprem sırasında o bölgede bulunup bizzat depremi yaşayan kişilerde travma sonrası stres bozukluğu görülme riski daha yüksektir. Her birey kendi iç dünyasında depremle ilgili farklı düşünceler, hayaller ve yorumlara sahiptir. Deprem korkusuna eşlik eden belirli ortak bulguları şöyle sıralanabilir: •Depremden bahsederken veya bir depremle karşılaşıldığında çok yoğun kaygı ve korku yaşanması,•Bu kaygı ve korku ortaya çıktığında bu duyguları kontrol altına almak için çaba gösterilmesi ancak yine de kontrol edilemediğinin düşünülmesi,•Yoğun kaygı ve korku nedeniyle yaşam kalitesinin ve işlevlerinin bozulması,•Depremle karşılaşmamak için kaçınma davranışlarının sergilenmesi veya depreme karşı alınması gereken her önlemin mutlaka yerine getirilmesi gerektiği düşüncesi.Deprem korkusuna eşlik eden titreme, terleme, baş dönmesi, sallanma, kalp çarpıntısı, kalp hızında artış, baş ve vücut ağrısı gibi birçok fiziksel belirti de yaşanabilir. Duygusal olarak kişi sürekli olarak depremin olacağına yönelik beklenti kaygısı içerisinde bulunur. Zihinsel olarak ise devamlı olarak depremle ilgili düşünme, deprem dışında başka konulara odaklanamama, sürekli olarak depremle ilgili kötü sonuçların ortaya çıkacağına dair düşünceler, kabuslar, bayılacağı veya kontrolü kaybedeceğine yönelik düşünceler eşlik edebilir.İlaç ve psikoterapi tedavisiİlaçlar, deprem korkusunun tedavisinde kullanılan etkili bir yöntemdir. İlaç kullanan ve bu tedaviden fayda gören kişi depremle ilgili bir yoğun korku ve kaygı hissetmez, bu yoğun duygulara eşlik eden fiziksel şikayetleri de ortadan kalkar. Ancak kişinin deprem riski ve zararları hakkındaki abartılı inançları hala devam eder. Deprem korkusunun tedavisinde etkili olan bir diğer yöntem ise bilişsel-davranışçı psikoterapilerdir. Bilişsel ve davranışçı müdahaleler olarak iki kısımda uygulanan bu yöntemle kişiler olası bir depremle ilgili gerçekçi olmayan inanışları ve düşüncelerini test etme ve bunların yerine daha gerçekçi bir şekilde düşünebilme imkanına kavuşurlar.Eğitimli psikoterapistler ve değişime istekli danışanların elbirliği şeklinde devam edecek bir psikoterapi süreciyle deprem korkusunun duygusal, fiziksel ve zihinsel belirtileri ortadan kalkar, kaçınma davranışları sonlanır ve rahatsızlığın tekrarlama ihtimali çok daha az olur.
Standard & Poor s dan Korkutan Uyarı
Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Standard & Poor’s (S&P), Euro Bölgesi’nin resesyona girmesi ve hükümet borçlanmalarının artması halinde beş Avrupa ülkesinin kredi notunu düşürebileceği uyarısında bulundu.S&P, biri çift dipli resesyon ve diğeri de çift dipli resesyonla birlikte yüksek faiz oranlarının olduğu iki muhtemel senaryo altında Avrupa Birliği (AB) ve Uluslararası Para Fonunun (IMF) Euro Bölgesi’ne destek kapasitesini değerlendirdiği stres testi raporu yayımladı.Raporda, ”her iki senaryo altında muhtemelen Fransa, İspanya, İtalya, İrlanda ve Portekiz’in kredi notlarının bir ya da iki kademe düşürüleceği” belirtildi. Fransa’nın mali pozisyonunun kötüleşmesi halinde kredi notunun ”AAA”dan ”AA ”ya indirileceği ifade edildi.Senaryoların kuruluşun asıl beklentisi değil, ancak bu tür tahminlerin gerçek olması halinde olası sonuçların simulasyonu olduğu belirtilen raporda, ekonomik koşulların kötüleşmesinin bütçe açıklarını artıracağı için, ilk olarak borçlanma gereklerinin yükselmesinin beklendiğine işaret edildi.Çift dipli resesyon senaryosuna göre, örnek alınan 47 bankadan 20 bankanın sermaye rasyosunun yüzde 6′nın altına düşebileceği, çift dipli resesyonla birlikte yüksek faiz oranlarının söz konusu olduğu ikinci senaryoya göre ise banka sayısının 21′e çıkacağı belirtilen raporda, bankaların sermaye rasyosunu yüzde 7′ye çıkarmak için hükümetlerin sermaye artırımının toplam maliyetinin 80 milyar euro olacağının tahmin edildiği ifade edildi.Raporda, Euro Bölgesi’nin tamamında bankaların sermaye artırımının maliyetinin ise 115 milyar euroyu bulabileceği vurgulandı.S&P, Euro Bölgesi’nde gelecek yıl büyümenin yüzde 1 ve yüzde 1,5 arasında olacağını tahmin ediyor.
Kaddafi yi Yakalatan Uydu Telefonu Görücüye Çıktı
Libya’nın devrik lideri Muammer Kaddafi’nin silahları ve yerinin belirlenmesine yol açtığı belirtilen uydu telefonu Misrata’da görücüye çıktı.Kaddafi’yi yakalayan Ulusal Geçiş Konseyi (UGK) askerleri, Kaddafi’nin yakalandığında beraberinde bulundurduğu eşyalarla basın toplantısı yaptı.Askerler adına konuşan Ömer Ahmet El-Şidani, Kaddafi’yi yakaladıklarında başında kanlar bulunduğunu ve kendisini hemen kamyonete koyduklarını anlattı.Kaddafi’yi yakalayanların onu vurmadığını savunan El-Şidani, Kaddafi’nin eşyalarını eline alarak tek tek basın mensuplarına gösterdi.Bir UGK askerinin Kaddafi’nin cebinden alarak onu vurduğu iddia edilen altın kaplamalı silahının üzerinde Ömer Muhtar’ın resminin tasvir edildiği bir işleme yer aldığı görüldü. El-Şidani, gösterilen eşyalar arasında bulunan Kaddafi’nin Magnum marka silahının ise yakalandığı anda Kaddafi’nin elinde olduğunu bildirdi.Kaddafi’nin beraberindeki eşyalar arasında içinde dua yazılı olan ve kendisini koruduğuna inandığı bir muska da yer alıyor.Kaddafi’nin, yerinin tespit edilmesini sağlayan telefon görüşmesini yaptığı iddia edilen, Thuraya marka uydu telefonu ve boynuna taktığı poşu da eşyalar arasında bulunuyor.Diğer taraftan, Libya’nın eski lideri Kaddafi’nin beraberindekilere ait olduğu belirtilen ve basın mensuplarına gösterilen bazı silahların şarjörlerinin dolu olduğu görüldü.
TSK dan Yeni Yöntem: Sessiz Ve Vurucu Operasyonlar
24 askerin Şehit düştüğü Çukurca saldırısı sonrasında Genelkurmay Karargahı’nda yaşananların perde arkası..PKK’ya yönelik başlatılan operasyonun planını, Genelkurmay Başkanı Org. Necdet Özel 2. Ordu Komutanı olduğu dönemde oluşturdu. Org.Özel’in "sessiz ve sonuç alıcı operasyon" planının şifresi ise; "Gir, imha et, çık"Sabahn gazetesi, 19 Ekim’de 24 askerin Şehit olduğu Çukurca saldırısı sonrasında Genelkurmay Karargahı’nda yaşananların perde arkasına ulaştı. ‘BURADA DURMANIN ANLAMI YOK!’PKK’nın saat 01.10′da gerçekleştirdiği saldırının detayları saat 02.30′da 2. Ordu Komutanı Orgeneral Servet Yörük ve Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Bekir Kalyoncu tarafından Genelkurmay Başkanı Orgeneral Necdet Özel’e iletildi. Saldırının büyüklüğün ortaya çıkması ile birlikte Özel, şafak vakti Karargah’a geçti. İlk değerlendirmenin ardından Özel komutanlara "Burada durmanın anlamı yok, bölgeye gidiyoruz" dedi. Sınır komutanlarıyla yapılan görüşmeler sonrasında Hakkari ve Şırnak illeri dışındaki tüm özel birliklere de "Harekâta katılıyorsunuz" emri verildi. 2. Ordu bölgesindeki tüm izinler ise iptal edildi.ÖZEL’DEN ‘SESSİZ VE SONUÇ ALICI’ YENİ BİR SÜREÇÖzel, komutanlara ayrıca "Millet bu acıları hak etmiyor. Yeni bir süreç başlatalım" sözleri ile Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) öncekilerden farklı olarak yeni bir harekât tarzı izlemesini istedi. Planın fikir babası ise 2003-2005 yılları arasında Diyarbakır 7. Kolordu Komutanlığı, 2008-2010 yıllarında ise Malatya 2. Ordu Komutanlığı görevlerinde bulunduğundan bölgeyi yakından bilen Özel. Operasyonun yönteminin ‘Sessiz ve sonuç alıcı’ olması gerektiğini belirten Özel, 2. Ordu Komutanlığı döneminde savunduğu, PKK’ya karşı TSK’nın özel birlikleri ile "Gir imha et, çık" şeklindeki planını uygulamaya koydu.UYKUSUZ GEÇEN 48 SAATSabah erken saatlerde kuvvet komutanları ile bölgeye hareket eden Özel ve komutanlar gelişmeleri Hakkâri-Şırnak hattında takip etti. İlk 48 saati neredeyse uykusuz geçiren Özel ve komutanlar zaman zaman helikopterlerle bölgeyi denetlediler. Şırnak 23. Sınır Tümen Komutanlığı’ndan gelişmeleri takip eden komutanlar, İnsansız Hava Araçları (İHA) Merkezi’nden operasyonun anlık görüntülerini izledi. Özel operasyon sırasında Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ı sürekli bilgilendi. Operasyonun ayrıntılarının 27 Ekim’de yapılacak Milli Güvenlik Kurulu’nda (MGK) haritalar eşliğinde anlatılacağı belirtildi. Sunumun Org. Kalyoncu tarafından yapılması bekleniyor.150 HEDEF TEK TEK TARANIYORBeş gündür devam eden operasyonlarda önceki gün Kazan Vadisi’nde 49 teröristin öldürüldüğü açıklamıştı. Genelkurmay kaynakları operasyonun ilk 4 gününde öldürülen terörist sayısının 100′ü aştığı bilgisini verdiler. Özel birlikler Hakkâri, Şırnak bölgesi ile sınırın hemen karşı tarafındaki Haftanin, Metina ve Zap bölgelerinde belirlenen 150 hedefi tek tek tarıyor. Operasyonlara 20 F-16 ve 10 F-4′ün yarısıra 10 Skorsky helikopterleri de destek veriyor.SINIRDA VARDİYA DÖNEMİHarekâta özel harekât birliklerinin yanı sıra Hakkâri 3′ncü Taktik Piyade Tümeni, Dağ Komando Tugayı, Şırnak 23′üncü Motorize Piyade Tugayı, Akçay Tugayı, Siirt 3′ncü Komando Tugayı, Tunceli 4′üncü Komando Tugayı, Şırnak 23′üncü Jandarma Sınır Tümeni, Yüksekova 21′inci Jandarma Sınır Tugayı, Çakırsögüt Jandarma Komando Tugayı ve Kara Havacılık Komutanlığı birlikleri katılıyor.Öte yandan Org. Özel’in talimatıyla 2. Ordu Komutanlığı ,Van Jandarma Asayiş Kolordu Komutanlığı, Diyarbakır 7. Kolordu Komutanlığı, Şırnak 23. Jandarma Tümen Komutanlığı, Hakkâri 3′ncü Taktik Piyade Tümen Komutanlığı ve Dağ Komando Tugay Komutanlığı 24 saat esasına dayalı vardiya sistemine geçti.
Müzeyyen Senar Tekneleri Görmek İstedi
Beş yıl önce kısmi felç geçiren Müzeyyen Senar, dün Bodrum’da güneşli havanın tadını çıkarırken görüntülendi. Oğlu, sanatçının Bodrum Kalesi ve tekneleri görmek istediğini söyledi.Türk Sanat Müziğinin duayenlerinden 93 yaşındaki Müzeyyen Senar, dün Bodrum’da yazdan kalma güneşli havanın tadını çıkardı. İzmir’de beş yıl önce kısmı felç geçirmesinin ardından Muğla’nın Bodrum İlçesi Yokuşbaşı Mahallesi’nde yaşayan kızı Feraye Işıl’ın evinde dinlenen Senar, bakıcısı tarafından tekerlekli sandalyeyle İskele Meydanı’na getirildi.Oğlu Ömer Işıl’ın da eşlik ettiği ünlü sanatçı, kendisine selam veren hayranlarına gülümsemeye çalıştı. Annesinin Bodrum Kalesi ve tekneleri görmek istediğini belirten Işıl, “Güneşli ve sıcak günlerde annemi hava alması için gezdiriyoruz. Sonbaharda böyle güneşli bir günü de değerlendirmek istedik” dedi.İki saat kadar İskele Meydanı ve Neyzen Tevfik Caddesi’nde gezdirilen Senar, daha sonra tekrar eve götürüldü.
NATO: Afganistan da Çok Sayıda Militan Öldürüldü
NATO’nun, Afganistan’ın doğusundaki Paktiya vilayetinde düzenlediği hava saldırısında çok sayıda militanın öldürüldüğü bildirildi.NATO’dan yapılan açıklamada, Afgan ordusu ve Uluslararası Güvenlik ve Destek Gücü’ne (ISAF) bağlı askerlerin çağrısı üzerine Paktiya vilayetinin Vuza Cadran ilçesinde dün düzenlenen hava saldırısında, bölgede faaliyet gösteren Hakkani örgütüne bağlı ağır silahlı militan grubuna saldırı düzenlendiği belirtildi. Gözlemciler, ABD’nin son zamanlarda, Afganistan’ın doğusunda, Pakistan sınırı boyunca uzanan bölgedeki El Kaide terör örgütü ve Taliban ile bağlantılı Hakkani örgütüne yönelik operasyonlarına hız verdiğine dikkati çekiyor.
Erciş te Enkaz Altından Sağ Çıktılar (Video)
Van’ın Erciş ilçesinde meydana gelen depremde arama kurtarma çalışmaları devam ediyor. Van’da meydana gelen depremde ağır hasarın oluştuğu Erciş’te arama kurtarma çalışmaları devam ediyor. Kent merkezindeki birçok bina tamamen çökerken, birçok binada da hasar meydana geldi.Tamamen çöken binalarda Jandarma, Sivil Savunma, AKUT, TTK ve MAY Lidam (Köpekli Arama Ekibi) arama çalışmalarına katılıyor. Kızılay, ilçe merkezinde çadır dağıtıyor.Ercişli’lere ekmek, su, bebek bisküvisi ve süt de dağıtılıyor. İlçe halkı geceyi büyük ölçüde dışarda geçirdi. Çöken binaların enkazında kalanların yakınları üzüntülü bekleyiş içinde kurtarma çalışmalarını izliyor.Depremde hayatını kaybedenlerden cesetlerine ulaşılanlar Devlet Hastanesi’nin arka bahçesine getiriliyor. Burada kimlik tespiti ve yakınlarının teşhisinden sonra cenazeler ailelerine teslim ediliyor.Kaymakamlıkta kriz merkezi oluşturuldu. Kurtarma ekiplerinin dağılımı bu kriz merkezinden yönetiliyor. Van Valisi Münir Karaoğlu şehir merkezindeki çalışmaları koordine ettiği için Ağrı Valisi Ali Yerlikaya Erciş’teki çalışmaları yönetiyor.Ercişte’ki arama kurtarma ve yardım çalışmaları henüz tam bir koordinasyona kavuşmuş değil. Trafik de aksayarak gerçekleştirilebiliyor. İlçe merkezinde çok sayıda ambulansın olduğu dikkati çekiyor.Bazı yardım kuruluşları da Erciş’e yardım ulaştırmaya başladı.155′TEN YARDIM İSTEDİ, KURTARILDIVan’da meydana gelen depremde, en çok hasarın oluştuğu Erciş ilçesinde, enkaz altından bir kişi daha kurtarıldı.A.A muhabirinin aldığı bilgiye göre, Cami Kebir Mahallesinde, çöken 6 katlı bir binanın enkazı altında kalan Yalçın Akay, cep telefonuyla 155 Polis İmdat hattını arayarak, bulunduğu yeri tarif etti.Polisin durumu ilettiği Sivil Savunma ekipleri, Akay’ı cep telefonuyla arayarak tam yerini tespit ettikten sonra çalışmaları başladı. Akay, ekiplerin çabalarıyla enkaz altından çıkarıldı.Sağ bacağından yaralanan Yalçın Akay, ambulans ile hastaneye kaldırıldı.Akay’ın kurtarıldığı 6 katlı bina enkazının altında başka insanlar olduğunu belirleyen Sivil Savunma ekipleri, çalışmalarını burada yoğunlaştırdı.7 KATLI BİNADAN 6.5 SAAT SONRA SAĞ ÇIKTIVan’da meydana gelen 7.2’lik büyük deprem ardından arama kurtarma çalışmalarına gece karanlığında devam edildi. Kentin Kazım Karabekir Caddesi üzerinde bulunan çok katlı binanın enkazından, Mahide Bal isimli bir genç kız sağ olarak kurtarıldı. Altında bir otomobil galerisinin bulunduğu çok katlı binadaki öğrenci evinde yaşayan Mahide Bal, enkaz altından yakınlarını arayarak yardım istedi. İhbar üzerine Bal’ın yaşadığı binada yoğunlaşan arama kurtarma çalışmaları sonucu, saat 20.00 sıralarında genç kızın bulunduğu yere ulaşıldı.Sağlık görevlileri tarafından boyunluk takılan genç kız, saat 20.25 sıralarında enkazdan çıkarılarak ambulansla hastaneye kaldırıldı. Ayağında kırıklar olduğu belirtilen Mahide Bal’ın hayati tehlikesinin bulunmadığı öğrenildi. Depremden yaklaşık 6.5 saat sonra kurtarılan geç kızın hayata tutunuşu, özellikle arama kurtarma faaliyetlerinin sabahın ilk ışıklarına kadar aralıksız süren deprem bölgesinde moralleri yükseltti. Bal’ın, cep telefonuyla yakınlarına ulaşıp enkaz altında kaldığını söylediği, çalışmalar boyunca da sık sık yakınlarıyla ileşitim kurduğu öğrenildi.YÜREKLERİ BURKAN İKİ KIZ ÇOCUĞUDepremin ardından kurtarma çalışmaları gece karanlığına ve soğuk havaya rağmen sürerken, Show TV kameralarına çarpıcı bir görüntü yansıdı. Oturdukları binanın enkazının altında kalarak kurtarılmayı bekleyen iki küçük kız çocuğunun görüntüleri Türkiye’yi üzdü.Yaklaşık 6 saat beton yığınlarının arasında kalan iki kız çocuğunun yardım çağrıları, saniye saniye ekranlara yansıdı. İki küçük kız, görevlilerin yoğun çabasının ardından kurtarılarak hastaneye kaldırıldı.BABASI SİPER OLDU, YUNUS KURTULDUVan depreminde mucize ve bir o kadar da acı kurtuluş hikâyesi ilköğretim çağındaki Yunus’un kurtuluşuydu.Yunus’un sağ salim çıkarıldığı enkazda arama kurtarma ekipleri 10 ceset çıkardı. Kurtarma faaliyetleri sürerken Yunus’un yardım çığlıkları duyuldu. Yunus’a hayat veren, ona kol kanat geren, ölmemesi için üzerine siper olan ve bu uğurda hayatını kaybeden babasıydı.ANNE KIZ KURTARILDIDepremden çok büyük darbe alan Van’ın Erciş İlçesi’nde de enkaz altında kalanların kurtarılması için arama kurtarma ekiplerinin yanı sıra vatandaşlar yoğun çaba gösterdi.Havanın karardığı saatlerde enkaz altından çıkarılıp, Iğdır Devlet Hastanesi’ne gönderilen Nazan Canpolat, kızı Sıla’dan gözlerini ayıramadı. Enkazdan çıkarılan anne kızın sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi.ENKAZ ALTINDAN GELEN SES HEYECANLANDIRDIVan’da meydana gelen depremde arama-kurtarma çalışmaları, gece boyunca devam etti. Çalışmalarda, Ankara İtfaiye personeli, enkaz altında bulunan 3 kişiye sesli olarak ulaşınca heyecan yaşandı.Anında oksijen tüpleriyle enkaz altındaki kişiye nefes alması için oksijen veren ekipler, bir yandan da enkaz altındakilere moral aşılamaya çalıştı. Enkaz altında 3 kişi olduklarını söyleyen Halil isimli şahıs ve diğer 2 kişiyi kurtarma çalışmaları devam ediyor.3 KİŞİ DAHA KURTARILDIDepremin vurduğu yerlerin başında gelen Erciş’te, çöken 6 katlı binanın altından 3 bayan sağ olarak çıkartıldı. Yaralı olarak kurtarılan bayanlardan biri de Üsteğmen Onur Eryaşar’ın öğretmen nişanlısı Gül Karaçoban oldu.Edinilen bilgiye göre, öğretmen Gül Karaçoban, dün öğlen yemeği için arkadaşlarıyla bir kafeteryaya gitti. Karaçoban ve arkadaşlarının yemek yediği esnada deprem meydana geldi. Deprem sonucu, zemin katında kafeterya bulunan 6 katlı binanın bir tarafı bir anda alta doğru çöktü.Aldığı haber üzerine Üsteğmen Onur Eryaşar, hemen olay yerine geldi. Kurtarma çalışmalarını endişeli ve tedirgin bir şekilde takip eden Eryaşar, görevlilerle birlikte gece boyunca nişanlısına ulaşmaya çalıştı. Uzun uğraşlar sonucunda öğretmen Gül Karaçoban ve arkadaşları sabah saatlerinde enkazdan yaralı olarak kurtarıldı. Karaçoban, hemen ambulansa alınırken, nişanlısı Eryaşar büyük sevinç yaşadı.GÖZDE’NİN MUCİZE KURTULUŞUVan’da meydana gelen 7.2 büyüklüğündeki depremin en fazla hasara sebep olduğu Erciş’te enkaz altında kalan 17 yaşındaki Gözde uzun uğraşlar sonucundan sağ olarak kurtarıldı. 6 katlı binanın enkazında kalan Gözde, Arama Kurma Birliği ekiplerinin uzun uğraşları sonunda enkaz altından sağ olarak çıkarıldı. Sağlık Görevlileri’nce ilk müdahalesi enkaz alanında yapılan genç kız daha sonra Erciş Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı.
Fulya Zenginer Öpüşme Diyen Sevgiliye Elveda Dedi
‘Tövbeler Tövbesi’ndeki öpüşme sahnelerine tepki gösterdiği için erkek arkadaşından ayrılan oyuncu Fulya Zenginer: Hayatıma giren insan kabul etmeli ki, işim her zaman benim önceliğimdir.Küçük Kadınlar’daki ‘Yeliz’ rolü ile yıldızı parlayan ve ardından atv’de yayınlanan ‘Tövbeler Tövbesi’nde ‘Fidan’ karakterini canlandıran Fulya Zenginer, ekranların dikkat çeken oyuncuları arasında yer almayı başardı. Bir süre önce dizideki rol arkadaşı Cemal Toktaş ile olan öpüşme sahneleri yüzünden nişanlısıyla tartıştığı yönünde haberler çıkan Zenginer; ilk kez konuya açıklık getirdi. Haberler çıktığında nişanlı olmadığını, sadece evlenme teklifi aldığını belirten oyuncu, ayrılık haberlerini de doğruladı.’Tövbeler Tövbesi’nin bu kadar ilgi çekmesini bekliyor muydunuz?Bekliyordum aslında… Yani sevileceğine inanıyordum çünkü senaryoyu okuduğumda, fikirleri dinlediğimde çok beğenmiştim.HEP AYNIYIMKısa sürede hızlı bir yükseliş yakaladınız. Bu ilgi sizi şaşırtıyor mu?Beğenildiğim ve güzel yorumlar aldığım için ne mutlu bana tabii ki. Ama gidecek çok yolum var daha. Benim en büyük şansım, bu yolda birlikte yürüdüğüm insanlar oldu. İlgi konusuna gelince; çok dışarıdan bakıldığı gibi değil, benim cephemden. Yani ben çok aynı yaşıyorum. Bende bir şey değişmedi. Sadece sokakta sohbet ettiğim insan sayısı arttı, o kadar. Bu işe başlarken ün, şöhret kısmını pek hesap etmemiştim. O yüzden ne umduğumu inanın bilmiyorum, sadece bulduğum şeyden çok mutluyum.’Tövbeler Tövbesi’nde; ‘Mahir’, ‘Fidan’ ve ‘Pelin’in yaşadığı aşk üçgenini nasıl değerlendiriyorsunuz? Hayatta her zaman olan bir olay bu. Ortada ‘Fidan’ ve ‘Mahir’ aşkı var; öte yanda da ‘Mahir’i platonik olarak seven ‘Pelin’ var. İnsan aşkını aklıyla seçemiyor maalesef… Bu durum ‘Pelin’ için de geçerli. Başkasının aşkını severken; büyük bir inatla ve acımasızca onu elde etmeye çalışıyor.HAYATIMIN HATASIYDIDizide rol arkadaşınız olan Cemal Toktaş ile çekilen öpüşme sahnesi yüzünden nişanlınızla kavga ettiğiniz yönünde haberler çıktı. Bu haberler doğru mu?İlk ve tek sefer bu konuya açıklık getireceğim. Aslında nişanlım değildi. Evlenme teklifi almıştım ama üç sene sonra falan olur diye düşünüyordum. Sonra görüntülendik; kameraları görüce, biraz da gayri ciddi olarak "Nişanlım, yaza evleneceğiz" dedim. İşin çığırından çıkacağını tahmin etmemiştim. Bir uyandım; her yerde ‘Küçük kadın evleniyor’ yazıyor. O zaman "Ne yaptım ben?" dedim ama iş işten geçmişti. Bu benim hayatımın hatasıdır. Ayrılık konusuna gelince; evet doğru, çünkü hayatıma giren insan kabul etmeli ki, işim benim önceliğimdir. Bu mesleğe aşığım. İş ve özel hayat çok ayrıdır ve kimsenin de bunları birbirine karıştırmasına müsaade edemem.KAMERA GÖRÜNCE AFALLIYORUMİşiniz dışında çok fazla göz önünde yer almıyorsunuz. Gece yaşantısından ve kameralardan uzak kalmayı mı tercih ediyorsunuz? Evet, işim dışında kamera görünce afallıyorum. Elim ayağım dolanıyor. İşimin önüne geçecek bir özel hayat istemiyorum. Annemin karşısında erkek arkadaşımla el ele durmayacakken, kameralarla bunu herkesin gözü önünde yapmak, hiç bana göre bir şey değil.ÖFKEMİ EĞİTTİM’Fidan’ın size benzeyen yönleri var mı?’Fidan’ ile bazı huylarımız benziyor. Mesela inatçılığımız. Hani sarı damarı derler ya, bende ondan bolca var. Ama ben artık öfkemi eğittim, daha sakinim.’Fidan’ın yerinde olsanız, aşkınız için savaşır mıydınız?Aşk için vereceğim savaş; hastalık, ölüm kalım gibi meselelerde olur. Yani elimizde olmayan şeylerde. Bende siyah ve beyaz vardır; gri insani değilim. Ya seversin ya sevmezsin.HENÜZ EVLİLİĞİ DÜŞÜNMÜYORUMEvlenmeyi düşünüyor musunuz?Hayır, sadece 22 yaşındayım ben… (Gülüyor) Daha çok var. Yine büyük konuştum ama gerçekten düşünmüyorum.Oyunculukta kurallarınız var mı?Neyi, ne için yaptığımı sorgularım. Sahnelerin anlamı benim doğrumla uyuşuyorsa, oynarım. Oynadığım sahnelerle tek kuralım; savunduğum düşüncelerden vazgeçmemek…Dram yerine komedi türünde bir yapımda oynamak ister miydiniz?Aslında ‘Fidan’la ‘Yeliz’ çok ayrı… Çok başka bir şey oynuyorum şu an. Ama çokça ağladığım doğru… Gönül ister ki, komedi de oynayayım kendimi geliştireyim.
Carla Bruni İlk Kez Bebeğiyle Görüntülendi
Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy’nin eski top model ve şarkıcı eşi Carla Bruni, yeni doğan kız bebeği Giulia ile birlikte klinikten bugün ayrıldı.Sarkozy, Brüksel’deki AB zirvesi dolayısıyla eşinin ve yeni doğan bebeğinin klinikten çıkmasına eşlik edemedi.Euro Bölgesi’ndeki borç krizinin aşılması için son bir haftadır yoğun temaslarda bulunan Sarkozy, Almanya Başbakanı Angela Merkel ile görüşmek üzere Frankfurt’a gittiği için doğuma da eşlik edememişti.Carla Bruni’nin daha önceki beraberliğinden bir oğlu bulunurken, Sarkozy’nin ise önceki iki eşinden üç oğlu bulunuyor.
